Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer

Sitede Ara

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

VERGİ AFLARI VE MÜKELLEF DAVRANIŞLARINA ETKİLERİ

IsmailPamuk VERGİ AFLARI VE MÜKELLEF DAVRANIŞLARINA ETKİLERİ



GİRİŞ
Bilindiği üzere vergi, devletlerin mali ve mali olmayan amaçlarını gerçekleştirmek için vatandaşlarından cebren ve karşılıksız aldıkları paradır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8'inci maddesi hükmü uyarınca mükellef; vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Vergi alacağı, mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.
Kelime anlamı "bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama"[1] olan af, vergi alacağını ortaya kaldıran sebeplerden biridir. Birçok ülkede uygulanan vergi aflarının ekonomik, politik ve idari nedenleri bulunmaktadır. Diğer yandan, vergi afları mükellef davranışları üzerinde önemli etkiler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, öncelikle vergi afları ele alınacak, daha sonra vergi aflarının mükellef davranışlarına etkileri açıklanmaya çalışılacaktır.

1-VERGİ AFFI

1.1-Kavram:
Vergi affı kavramının kesin bir tanımını yapmak ve kapsamını belirlemek oldukça güçtür. Zira vergi affının, ne ceza kanunlarında ne de vergi kanunlarında tanımı yapılmamıştır. Diğer yandan vergi aflarının içeriği farklı olabilmektedir.
Genel bir ifadeyle vergi affı, devletin yetkisini kullanarak çıkardığı bir kanunla alacak hakkından vazgeçmesi ve bu suretle kamu alacağının ortadan kalkmasıdır. Vergi aflarını, gönüllü uyumda çeşitli nedenlerle zafiyet gösteren mükelleflere bir çağrı olarak değerlendirmek mümkün olup, mükelleflere ödemedikleri vergi borçlarını, bu borçlarla ilgili parasal veya cezai kovuşturmalardan tamamen veya kısmen kurtulma vaadi ile ödemeleri çağrısı yapılmaktadır[2]. Vergi affı kavramı; vergi kanunlarına aykırı hareket edenlere karşı uygulanan yaptırımların ortadan kaldırılması şeklinde de tanımlanabilmektedir[3].

1.2-Kapsamı ve Nedenleri:

Vergi afları içeriği bakımından bazı farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı aflarda sadece vergi asılları kapsama alınırken, bazılarında vergi aslına ek olarak cezalar ile faiz ve zamlar da af kapsamına dahil edilmektedir. Öte taraftan vergi afları; kapsadığı mükellefler, süreleri ve sebepleri bakımından da farklılık arz edebilmektedir.
Vergi afları ekonomik, siyasi ve idari nedenlerle çıkarılmaktadır. Ekonomiyi canlandırmak, ödeme gücünü zayıflamış mükelleflere fırsat sağlamak, kamu gelirlerinde hızlı bir artış sağlamak vergi aflarının ekonomik nedenleri arasında sayılabilir. Siyasi krizlerin üstesinde gelmek, toplumsal mali barış sağlamak, seçim vaadini yerine getirmek ve seçim yatırımı yapmak vergi affının siyasi nedenleridir. İdari nedenler ise, vergi idaresi ve yargısı üzerindeki iş yükünü azaltmak, vergi sistemindeki aksaklıkları ve karmaşıklıkları gidermek ve vergi sisteminde yapılacak reforma altyapı oluşturmaktır.

1.3-Fayda ve Zararları:
Vergi aflarının faydalı ve zararlı yönleri bulunmaktadır. Vergi aflarının faydalarını şu şekilde sıralamak mümkündür[4];

►Vergi gelirlerinde ani bir yükseliş yaratmaktadır.

►Vergi idaresi ve yargısı üzerindeki iş yükünü azaltmakta, maliyet tasarrufu sağlamaktadır.

►Kayıtlı olmayan kişilerin sonraki aflarda daha iyi izlenmesi ve kayıtların tutulması yoluyla gönüllü uyum artabilir.

►Af, teşvik unsurlarıyla birlikte makul ve adaletli cezalardan oluşturulup mükellef hizmeti ve eğitimi ile geliştirilen vergi sisteminin reformu için daha iyi ve kapsamlı daha büyük bir gayretin parçası olduğu takdirde, sonraki aflardaki gönüllü uyum artabilir.

►Bir defaya mahsus olarak çıkarılan ve aftan sonra daha katı cezai yaptırımlarla donatılmış vergi afları mükelleflerin vergi ödeme isteklerinde bir artışa yol açabilir.

►Vergi aflarının kısa dönem gelirini arttırmak için kayıtlara geçmeyen önceki birçok mükellefi kayıt altına alarak devletin uzun dönem gelirini arttırabilir.

►Afların politik geçişlerle katı cezaları yumuşattığı düşünülmektedir.

Vergi aflarının zararları ise aşağıda belirtilmiştir[5];

►Sıklıkla vergi affı çıkarılması, mükelleflerde beklenti oluşturarak mükelleflerin ödeme yapmaktan kaçınmasına neden olmakta ve dolayısıyla vergi suçlarında tekerrüre yol açmaktadır.

►Af yetkisinin siyasi yatırım amaçlarına hizmet edecek şekilde kötüye kullanılması ya da sıklıkla kullanılması, olumsuzluklar yaratarak ahlaki çöküntüye neden olabilmektedir.

►Vergi afları, adaleti keyfi bir merhamet gösterisi durumuna getirebilmekte ve her suçun ceza göreceği ilkesini zedelemektedir. Dolayısıyla kişilerde ceza görmemek ümidi yaratmaktadır. Kanunlara olan güvenin sarsılmasına ve azalmasına yol açarak vergi kaçakçılığının meşrulaşmasına ve bağışıklığa neden olmaktadır.

►Vergi afları, vergilerini tam ve zamanında ödeyen dürüst mükellefler üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Sıklıkla uygulanan vergi afları, denetim eksikliği ve sorgulanamayan kamu harcamaları ile birleştiğinde vergisel ödevlerinden uzak duran bir mükellef kitlesi yaratmaktadır.

►Vergi mevzuatında yer almayan ve olağandışı önlemler olarak bilinen afların, mevzuatın bir parçası haline gelmeleri ve bu nedenle olağan bir hal almaları vergi kaybını artırmaktadır.

Bunlara ek olarak vergi afları; vergisel yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmeyen mükellefler lehine rekabet avantajı sağlamakta, toplumsak ahlak üzerinde tahrip edici etki yaratmakta, devlet otoritesini ve devlete ve dolayısıyla vergi idaresine duyulan güveni sarsmakta, vergi kaçırmanın taşıdığı suç unsurunu önemsememe duygusu yaratarak cezaların caydırıcılığını ortadan kaldırmakta ve nihayetinde vergiye uyumu azaltmaktadır.

1.4-Türkiye'de Vergi Afları:

Türkiye'deki ilk vergi affı 17.05.1924 tarihli olup, söz konusu tarihten bugüne otuz vergi affı daha çıkarılmıştır. En son vergi affı ise 22.11.2008 tarih ve 5811 sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun ile tesis edilmiştir. Böylelikle Türkiye tarihinde çıkarılmış otuz bir vergi affı bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda Türkiye tarihinde çıkarılan vergi afları verilmiştir.

17.05.1924

İlk Vergi Affı

05.08.1928

Elviyeyi Selased Vergilerinin Sureti Cibayetine Dair Yasa

15.03.1934

4530 Sayılı Varlık Vergisinin Bakayasının Terkinine Dair Yasa

04.07.1934

2566 Sayılı Vergi Bakayasının Tasfiyesine Dair Yasa

29.06.1938

3568 Sayılı Arazi Vergisinin Mali Yıl Sonuna Kadar Olan Bakiyesinin Terkinine Dair Yasa

13.06.1946

Orman İşletmelerinin Bazı Vergilerden Muaf Tutulması Hakkındaki Yasa

21.01.1947

5050 Sayılı Toprak Mahsulleri Vergisi Artıklarının Silinmesi Hakkında Yasa

26.10.1960

113 Sayılı Af Yasası

28.12.1961

281 Sayılı Vergi Cezaları Gecikme Zamlarının Tecil ve Tasfiyesine Dair Yasa

23.02.1963

218 Sayılı Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa

13.06.1963

252 Sayılı Spor Kulüplerinin Vergi Borçlarının Bir Defaya Mahsus Olmak Üzere Affı Hakkında   Yasa

05.09.1963

325 Sayılı Yasa Kamu İktisadi Teşebbüslerinin 1960 ve Daha Önceki Yıllarına Ait Bir Kısım Vergi Borçlarının Tasfiyesi Hakkında Yasa

16.07.1965

691 Sayılı Belediyelerin ve Belediyelere Bağlı Müessese ve İşletmelerin Bir Kısım Borçlarının Hazinece Terkin ve Tahkimi Hakkında Yasa

03.08.1966

780 Sayılı Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa

28.02.1970

1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunuyla Getirilen Af

15.05.1974

1803 Sayılı Cumhuriyet’in 50. Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Yasa

20.03.1981

2431 Sayılı Tahsilatın Hızlandırılması ve Beyan Dışı Kalmış Servet Unsurlarıyla Vesikasız Emtianın Beyanına İlişkin Yasa

02.03.1982

2431 Sayılı Yasaya Ek

22.02.1983

2801 Sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Özel Uzlaşma Yolu İle Tahsil Hakkında Yasa

04.02.1985

Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında 3239 Sayılı Kanunun Geçici 4. Maddesi

03.12.1988

3505 Sayılı Yasa (Geçici Birinci Madde)

28.12.1988

3512 Sayılı Yasa

15.12.1990

3689 Sayılı Yasa (Geçici Birinci Madde)

21.02.1992

3787 Sayılı Yasa

05.09.1997

400 Sayılı Tahsilat Genel Tebliği

22.07.1998

4369 Sayılı Yasa

06.02.2001

414 Sayılı Tahsilat Genel Tebliği

07.03.2002

4746 Sayılı Yasa İle Emlak Vergisi İle İlgili Af Düzenlemesi (Emlak Vergisi Yasasının Geçici Madde 21)

27.02.2003

4811 Sayılı Vergi Barışı Kanunu

22.11.2008

5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun

Kaynak: ÇETİN Güneş, a.g.m., s.177


Yukarıda yer alan tablo esas alınarak, vergi sistemine ve etkilediği çevreye ilişkin yorumda bulunmak ve pek çok çıkarım yapmak mümkündür.


2-VERGİ AFLARININ ETKİLERİ
2.1-Vergiye Karşı Mükellef Davranışı:
Vergi mükelleflerinin vergi karşısındaki tutum ve davranışları vergi baskısı, vergi zihniyeti ve ahlakı, vergi yükü gibi unsurlar tarafından belirlenmektedir[6]. Vergi baskısı (tazyiki); vergi ödemeleri nedeniyle mükelleflerin ekonomik gücünde meydana gelen azalmanın ortaya çıkardığı olumsuz histir ve bu baskı arttıkça mükelleflerin vergi ödeme istekleri azalmaktadır. Vergi zihniyeti toplumsal temelde ele alındığında; toplumun, vergiye karşı tutum ve davranışlarını belirleyen faktörleri toplumdan kaynaklanan faktörler (dahili faktörler) ve toplumun dışındaki faktörler (harici faktörler) olarak ikiye ayrıldığı belirtilebilir. Dahili faktörler; toplumun demografik yapısı, eğitim düzeyi, gelir düzeyi, siyasi tercihleri, inanç ve gelenekleri ve kişilerin kamusal hizmetlerden yararlanma düzeyidir. Harici faktörler ise; yönetim şekli, vergi oranları, vergi denetimi ve cezalar ile vergi aflarıdır[7]. Elbette bu faktörlerden her birinin toplumun vergiye karşı tutumlarını etkileme derecesi farklıdır. Vergi ahlakı; mükelleflerin gönüllü bir şekilde vergilerini ödemelerini, diğer bir ifadeyle vergiye gönüllü uyumlarını açıklayan ve vergiye karşı içsel motivasyon olarak da ifade edilen husustur[8]. İçsel motivasyon dışarıdan herhangi bir zorlama ve baskı unsuru olmaksızın mükelleflerin vergiyi gönüllü olarak ödemeleridir. Bu halde, vergiye ahlakı ile vergiye uyum arasında doğru orantı bulunmaktadır. Vergi yükü ise; mükelleflerin ödemek zorunda oldukları vergilerdir. Mükelleflerin ödemek zorunda oldukları vergi ile bunun gelirleri içinde payı arttıkça vergi ödeme istekleri azalmaktadır.
Mali psikoloji açısından vergilere karşı kişiler, vergiden kaçınma veya vergi kaçakçılığı şeklinde tepki vermektedirler[9]. Vergiden kaçınma; vergiyi doğuran olayın gerçekleştirilmemesi suretiyle verginin ortaya çıkmamasının sağlanmasıdır. Vergi kaçakçılığı ise; vergi kanunlarına aykırı hareket edilerek vergisel ödevlerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesidir. Vergi kaçakçılığı, mükelleflerin vergiye karşı gösterdikleri en yaygın tepki biçimi olup vergi kaçakçılığı ile mücadele pek çok devletin vergi sisteminin temel hedeflerinden biridir.

2.2-Vergi Afları ve Mükellef Davranışı:

Vergilendirmenin temelinde adalet ilkesi, bu ilkenin temelinde ise ödeme gücü yatmaktadır. Vergi yükünün adil dağılımı bakımından ödeme gücünün temel alınması ilkesi; ilk çağlarda Aristo ve Platon'dan bu yana 'yükün güce göre eşit dağılımı' düşüncesi ile orta çağda Saint Thomas'ın 'halkı ezecek yükümlülükler koymaktan kaçınılmalı, ödeyicinin ödeme gücü göz önünde bulundurulmalı' düşüncesine dayanmaktadır ve bu arka plan A. Smith'in vergilendirme ilkelerinden ilki olan adalet ilkesinin dayanağını oluşturmuştur[10]. Adalet ilkesine göre, aynı gelir düzeyinde olanlar aynı miktarlarda (yatay adalet), farklı gelir düzeyinde sahip olanlar ise farklı düzeyde (dikey adalet) vergi ödemelidir.
Vergi aflarına getirilen en önemli eleştiri, adalet ilkesi üzerinde yarattığı tahribattır. Adalet ilkesinin zedelenmesi, mükellef davranışları üzerinde önemli ölçüde olumsuz yönde değişiklik meydana getirir. Her ne amaçla çıkarılmış olursa olsun vergi aflarının, vergisel ödevlerini tam ve zamanında yerine getiren mükellefler üzerinde adaletsizlik duygusuna yol açtığı aşikardır. Vergi aflarının etkin bir denetimle desteklenmemesi halinde, dürüst mükellefleri af kollayan mükellef tipine dönüştürmesi muhtemeldir[11]. Bu durumda ise mükelleflerin vergiye gönüllü uyumu azalacaktır. Bu husus, Gelir İdaresi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın yayımladığı Mükellef Hizmetleri Temel Teknikleri Katılımcı Ders Kitabında; "Karmaşık yapıya sahip vergi sistemi ve sıklıkla çıkarılan vergi afları, gönüllü uyumu olumsuz yönde etkileyen bir başka unsurdur." şeklinde belirtilmiştir[12]. Bu halde, uzun dönemde vergi gelirlerinde azalma meydana gelmesi kaçınılmazdır ve bu ise başka bir affın zeminini oluşturabilir.
Diğer yandan sıkça çıkarılan aflar, vergi ödeme bilinci ve alışkanlığının yok olmasına yol açmaktadır[13]. Ayrıca, bir ülkede sık sık vergi afları söz konusu edilmesi ve vergi vermemenin geniş bir kesim veya kamuoyu tarafından bir suç olduğundan ziyade akıllılık olarak değerlendirilmesi, vergi ahlakının olmadığının göstergesidir[14]. Afların devamlılık arz ettiği kanısının yaygın olması ise vergi suçlarını işleyenlerin sayısını ve vergi kaçakçılığını arttırmakta ve vergi sisteminin etkinliğini azaltmaktadır. Buna göre vergi aflarının, vergi cezalarının caydırıcılığını azaltması beklenmektedir.
Vergi afları, vergisel ödevlerini tam ve zamanında yerine getirmeyenler lehine rekabet avantajı oluşturduğundan kayıt dışı ekonomiyi özendirmektedir. Bu husus, 'Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010)'da; "Vergi affı beklentisi olan mükellef, vergisel yükümlülüklerini daha az yerine getirmektedir. Bu nedenle de kriz dönemleri dışında vergi affı uygulamalarının mükellefleri kayıt dışılığa iten bir unsur olduğu ortaya çıkmaktadır."[15] cümleleriyle belirtilmiştir.
Sıkça çıkarılan vergi afları, işlenilen suçlar cezasız kaldığı için kanunlara ve dolayısıyla hukuka olan inancı zedelemekte, dürüstlüğün ve vergisel ödevleri eksiksiz yerine getirmenin anlamsız olduğu kanaatinin yerleşmesine yol açarak toplumsal ahlakı aşındırabilmektedir.
Buraya kadar yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere, vergi afları kısa dönemde acil gelir ihtiyacını karışılmakla birlikte, mükellef davranışları ve toplum üzerinde ciddi olumsuzluklara yol açmaktadır. Bu nedenle, vergi aflarının sadece olağandışı durumlarda kullanılması ve sık sık çıkartılmamaları gerekmektedir. Aksi takdirde vergi aflarından beklenen faydaların sağlanması mümkün değildir.

3-SONUÇ
Vergi aflarının kısa dönemde sağladığı faydalar uzun dönemde yol açtığı maliyetleri telafi edememektedir. Vergi afları kısa dönemde, özellikle vergi gelirlerinde hızlı bir yükseliş sağlamasına rağmen, uzun dönemde vergi gelirlerinin azalmasına yol açmaktadır. Çünkü vergi afları, vergilendirmenin temeli olan adalet ilkesini zedelemekte ve gönüllü uyumu azaltmaktadır. Öte taraftan sıkça çıkarılan vergi afları; vergi ödeme bilincinin yok olmasına, cezaların caydırıcılığının azalması neden olmakta, kayıt dışılığı beslemekte ve vergi ahlakını bozmaktadır.
Buna göre, vergi affı oldukça dikkatli bir şekilde ve özellikli durumlarda kullanılması gereken bir tedbirdir. Aksi halde vergi afları nedeniyle; 'rüzgar eken, fırtına biçer' sonucuna varılacaktır.

DİPNOTLAR:
[1]Türk Dil Kurumu, "Büyük Türkçe Sözlük", www.tdk.gov.tr, 21/12/2009
[2]SAVAŞAN Fatih, "Vergi Afları: Teori ve Türkiye Uygulamaları ("Vergi Barışı" Uygulama Sonuçları)", Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:VIII, S:1, 2006, s.42
[3]ÇETİN Güneş, "Vergi Aflarının Vergi Mükelleflerinin Tutum ve Davranışları Üzerindeki Etkisi", Yönetim ve Ekonomi, C:14, S:2, 2007, s.172
[4]ÇETİN Güneş, a.g.m., s.174, 175
[5]SARAÇOĞLU Fatih, "Vergi Afları, Vergiye Uyum ve Türkiye Uygulamaları", http://w3.gazi.edu.tr, 15/12/2009
[6]DEMİR Müslim, "Toplumun Vergiye Karşı Tutum ve Davranışlarını Etkileyen Faktörler", Akademik Bakış, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, ISSN:1694-528X, S:18, 2009, s.144
[7]DEMİR Müslim, a.g.m., s.144-150
[8]TOSUNER Mehmet, DEMİR İhsan Cemil, "Ege Bölgesi'nin Vergi Ahlak Düzeyi", Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:X, S:II, 2008, s.357
[9]ARMAĞAN Ramazan, "Türkiye'de Gelir ve Kurumlar Vergisi Oranlarında İndirimin Vergi Gelirleri Üzerine Etkileri", Süleyman Demirel Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:12, S:3, 2007, s.245
[10]AKGÜL YILMAZ Gülay, "Türkiye'de Gelir Vergisi Tarifesinde Meydana Gelen Değişikliklerin Vergilendirmede Adalet Bakımından Değerlendirilmesi", Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C: XXI, S:1, 2006, s.239
[11]SAVAŞAN Fatih, a.g.m., s.44
[12]Gelir İdaresi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı, "Mükellef Hizmetleri Temel Teknikleri Katılımcı Ders Kitabı", Yayın No: 40, 2007, Ankara
[13]GÖK A. Kerim, "Vergi Direncinin Gelişimi", Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:XXII, S:1, 2007, s.149
[14]ÇATALOLUK Cuma, "Vergi Karşısında Mükelleflerin Tutum ve Davranışları", http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr, 15/12/2009
[15]Gelir İdaresi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, "Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010)", Yayın No: 87, Ankara, 2009, s.25 (Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010), 05.02.2009 Tarih ve 27132 Sayılı Resmi Gazetede 2009/3 Sayılı Başbakanlık Genelgesi Olarak Yayımlanmıştır.)

KAYNAKÇA
  • AKGÜL YILMAZ Gülay, "Türkiye'de Gelir Vergisi Tarifesinde Meydana Gelen Değişikliklerin Vergilendirmede Adalet Bakımından Değerlendirilmesi", Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:XXI, S:1, 2006
  • ARMAĞAN Ramazan, "Türkiye'de Gelir ve Kurumlar Vergisi Oranlarında İndirimin Vergi Gelirleri Üzerine Etkileri", Süleyman Demirel Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:12, S:3, 2007
  • ÇATALOLUK Cuma, "Vergi Karşısında Mükelleflerin Tutum ve Davranışları", http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr, 15.12.2009
  • ÇETİN Güneş, "Vergi Aflarının Vergi Mükelleflerinin Tutum ve Davranışları Üzerindeki Etkisi", Yönetim ve Ekonomi, C:14, S:2, 2007
  • DEMİR Müslim, "Toplumun Vergiye Karşı Tutum ve Davranışlarını Etkileyen Faktörler", Akademik Bakış, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, ISSN:1694-528X, S:18, 2009
  • Gelir İdaresi Başkanlığı, Mükellef Hizmetleri Daire Başkanlığı, "Mükellef Hizmetleri Temel Teknikleri Katılımcı Ders Kitabı", Yayın No: 40, 2007, Ankara
  • Gelir İdaresi Başkanlığı,Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, "Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010)", Yayın No: 87, Ankara, 2009
  • GÖK A. Kerim, "Vergi Direncinin Gelişimi", Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:XXII, S:1, 2007
  • TOSUNER Mehmet, DEMİR İhsan Cemil, "Ege Bölgesi'nin Vergi Ahlak Düzeyi", Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:X, S:II, 2008
  • Türk Dil Kurumu, "Büyük Türkçe Sözlük", www.tdk.gov.tr, 21/12/2009
  • SARAÇOĞLU Fatih, "Vergi Afları, Vergiye Uyum ve Türkiye Uygulamaları", http://w3.gazi.edu.tr, 15.12.2009
  • SAVAŞAN Fatih, "Vergi Afları: Teori ve Türkiye Uygulamaları ("Vergi Barışı" Uygulama Sonuçları)", Afyon Kocatepe Üniversitesi İ.İ.B.F. Dergisi, C:VIII, S:1, 2006
İsmail PAMUK, Vergi Denetmeni












This article belongs to category: İçerik

PANO

20-21 Temmuz 2010 tarihlerinde 2007/I promosyonu Vergi Denetmen Yardımcılarının yeterlik yazılı sınavları yapılmaktadır.
Sınava katılacak tüm arkadaşlara yürekten başarılar dileriz.

Vergi Denetmenleri Derneği Genel Merkezi Yönetim Kurulu